MİMAR SİNAN Eserleri

Osmanlı Devletinde mimari alanda Kanuni Sultan Süleyman dönemine damgasını vuran kişi Mimar Sinan'dır. Osmanlı ordusuna yeniçeri olarak katılan Mimar Sinan, Mohaç Meydan Savaşı'nda gösterdiği yararlılık sayesinde terfi etti. Kısa süre sonra mühendis olarak görev aldı. 1538 yılında baş mimar olan Mimar Sinan yaşamı boyunca 81 cami, 51 mescit, 55 medrese, 26 darülkurra, 17 imaret, 3 darüşşifa, 7 su kemeri, 8 köprü, 18 kervansaray, 6  mahzen, 33 saray, 35 hamam, 17 türbe yapmış Türk tarihinin yetiştirdiği en büyük
ustalardan biridir.
Mimar Sinan Osmanlı Devletinin hatta tüm dünyanın gördüğü en büyük mimarlardan biridir...
Mimar Sinan'ın doğum tarihi 29 Mayıs 1489'dır. En büyük eseri diye adlandırdığı eser Selimiye Camii olasa da başka mimarileri de vardır bunları çıraklık eseri, kalfalık eseri ve tabi ki ustalık eseri diye sıralamıştır.

Bunlar;


  • Çıraklık eseri Şehzadebaşı Camisi
    Mimar Sinan'dan 400 Sene Sonrasına Mektup!

    Mimar Sinan'ın eseri olan Şehzadebaşı Camii'ni 1990'lı yıllarda restore eden firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı şöyle anlatıyor:

    Cami bahçesini çevreleyen duvarda bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı.
    Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu. Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşa edildiğini öğrendik ama taş kemer ile ilgili pratiğimiz yoktu. Kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık. Geçici bir çözüm bulduk ve kemeri yavaş yavaş söküp işe başladık. Kemerin kalıbını çıkarıp, sökmeye kemerin kilit taşından başladık. Taşı yerinden çıkardığımızda hayretle iki taşın birleşme noktasındaki boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık. Şişenin içinde dürülmüş beyaz bir kâğıt vardı. Şişeyi açıp kâğıda baktık. Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk. Mimar Sinan tarafından mühürlenmiş mektupta şunlar yazıyordu:

    'Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir. Bu süre sonunda taşlar çürümüş olacağından bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük bir ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden yapacağınızı bilmeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size, bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum.'

    Koca Sinan mektubuna böyle başlayıp o kemerde kullandıkları taşları Anadolu'nun neresinden getirttiklerini söyleyerek açıklamalarına devam ediyor ve ayrıntılı bir biçimde kemerin inşasını anlatıyordu.

    Bu mektup bir sanatçının, yaptığı işin kalıcı olması için gösterebileceği çabanın insanüstü bir örneğidir. Bu mektubun ihtişamı, modern çağın insanlarının bile zorlanacağı taşın ömrünü bilmesi, yapı tekniğinin değişeceğini bilmesi, 400 sene dayanacak kâğıt ve mürekkep kullanması gibi yüksek bilgi seviyesinden gelmektedir. Şüphesiz bu yüksek bilgiler de o koca mimarın erişilmez özelliklerindendir. Ancak erişilmesi gerçekten zor olan bu bilgilerden çok daha muhteşem olan 400 sene sonraya çözüm üreten sorumluluk duygusudur.

  • Kalfalık eseri Süleymaniye Camisi

  • Ustalık eseri Selimiye Camisi
    Not   : Selimiye camii yapıldığı tarihte farklı bir amaç olarak mürekkep üretiminde de kullanılmıştır. Mimar Sinan'ın dahi kafasından çıkan fikirle yapılan camii'nin üst kısmı özel bir yaprakla kaplanırmış daha sonra alttan yerleştirilmiş mumlar tavana doğru is yaparak orada birikirmiş bu sayede mürekkep elde edilirmiş...


    Yazan         :  Samet DİNÇER 




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Seçilmiş serisi hangi kitaplardan oluşur

Seçilmiş-Beden Hırsızı

İstanbul'un Fethi